Yaratıcılığımızı ve reklamcılık bilgimizi
internet odaklı çalışmalarda kullanmayı
seven mucitleriz. digiMucit
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2014 Cuma

Yüksek Öğrenimde Sosyal Medya Kullanımı

İnternet ve giderek sayısı artan sosyal medya araçları ile iletişim ve reklam dünyası da sisteme kendini uydurdu. Hayatın her alanında sosyal medya kullanılır hale geldi. Spor, siyaset, magazin, eğitim bu alanlardan bazıları.

Tüm kurum ve öğrencileriyle beraber uluslararası bir pazar haline gelen eğitim sektörü üzerinde özelleşecek olursak; Türkiye’de de, 90’lı yıllarla sayıları artan vakıf üniversiteleri, yüksek öğrenimde ‘tanıtım ve reklamın’ öneminin aynı oranda artmasına yol açtı. Son dönemlerde, geleneksel reklam yöntemlerinin yanı sıra, iletişimi önemli ölçüde etkileyen sosyal ağlar da yüksek öğrenimdeki yerini sağlamlaştırdı. Genç nüfus tarafından yoğun kullanıma sahip teknoloji ürünleri ve bu teknolojinin yarattığı yeni iletişim mecraları önemini eğitim sektöründe de öncelikli olarak göstermeye başladı. Gerek üniversitelere ait kurumsal sosyal medya hesapları, gerek akademik personel ve yaşları itibari ile teknolojiye en yatkın olan öğrenciler bu değişen iletişim yöntemine entegre olmayı başardılar. 

Eğitim sektöründe Facebook ve Twitter gibi sosyal mecraların kullanım alanları sundukları farklı olanaklara göre çeşitli şekillerde işlev görüyor. Öğrencileriyle sosyal medya üzerinden bağlantıya geçen öğretim görevlilerinin yanı sıra, dersler, programlar, seminerler, mezuniyet sonrası kariyer fırsatları ve iş imkanları vb. için öğrenciler de hem kendi aralarında iletişim kuruyor hem de kendilerine yeni bir kimlik sağlayan okulları ile doğrudan iletişimi yakalamış oluyorlar. Öğrenciler tarafından Facebook üzerinde kurulan grupların ders, kitap, ödev tartışmaları, yapılan okumaların paylaşılması gibi sosyal medyanın yaratıcı bir kullanım alanı haline dönüşmesi de değişen iletişim çağının ve bu alanda ne yöne doğru bir gelişim yaşanacağının habercisi olarak görülüyor.
Üniversiteler ve sosyal medya kullanımı konusu araştırmalara da konu oluyor. İnsan, Toplum Ve Teknoloji Derneği (İTTD) tarafından yapılan 47 vakıf üniversitesi ve 94 devlet üniversitesi olmak üzere toplam 141 üniversite istatistiklerinin veri olarak kullanıldığı “Sosyal Medya’da En iyi İlk 10 Üniversite Araştırması’nda da çeşitli sonuçların ortaya çıktığını gözlemleyebiliyoruz. Kurumsal sosyal medya hesabı olmayan üniversitelere ilişkin bulgulara göre  47 vakıf üniversitesinden 12’sinin kurumsal Twitter hesabı yok veya üniversitenin resmi web sayfasında yer almıyor. 7 üniversitenin kurumsal Facebook hesabı yok. Bunlardan 6 üniversitenin ne kurumsal Twitter, ne de kurumsal Facebook hesabı bulunuyor. 94 devlet üniversitesinden 61’inin kurumsal Twitter hesabı bulunmuyor. 55 üniversitenin kurumsal Facebook hesabı yok (Kaynak: Milliyet). 2012 yılına ait bu verilerin bugün halen çok değişmediğini, fakat özellikle vakıf üniversitelerinin sosyal medya hedeflerini de yıllık reklam ve tanıtım hedeflerine dahil etmeye başladıklarını gözlemleyebiliyoruz. Bu anlamda yurt dışı örnekleri, dünyaca bilinen büyük üniversitelerin sosyal medyayı kullanım alanları ve öğrenci akademisyen ilişkisini üniversitelerin fiziksel mekanlarının dışına taşıyacak şekilde geliştirdikleri yeni sosyal medya stratejileri de ülkemizde eğitim sektöründe sosyal medyanın kullanım alanı konusunda yaratıcı fikirleri doğuruyor ve yönlendiriyor.
İnternet ve sosyal medya çağında gelişen ve bugün üniversite tercihi aşamasına gelmiş olan 17-18 yaş aralığındaki gençlerin değişen kriter, istek ve araştırma yöntemleri artık eğitim kurumlarının da sosyal medyada görünür olma zorunluluğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu gerçeklik, öğrencilerin tercih edecekleri üniversiteler ile ilgili merak ettikleri konuları, tercih aşamasında yaptıkları incelemeleri, birlikte çalışmak istedikleri akademisyenleri, hatta başvuru yapacakları üniversitelerin sunduğu sosyal imkanları en interaktif şekilde görebilecekleri sosyal medya mecralarına yönlendikleri gerçeğini de yanında getiriyor. Bu nedenlerle, sosyal ağlarda aktif olan üniversiteler hem etkili tanıtım, hem yüksek etkileşim, hem de doğrudan hedef kitleye ulaşma imkanını yaratmış olurken, hali hazırda bulunan öğrencileri ile gerçek zamanlı ve organik bir tanıtım çalışmasını yürütmüş oluyorlar. Her şeyin gözler önünde olduğu günümüz iletişim çağının sosyal araçlarından faydalanarak şeffaf ve etkileşimli bir buluşma ortamı yaratıyorlar.

Sonuç olarak, her geçen gün sayıları artmakta olan üniversitelerin kurumsal olarak bilinirliğini artırmak, daha eski kurumlarla rekabet ortamını yakalayabilmek, iletişim çağında yakalanması gereken iletişim ve etkileşim seviyesini yakalayabilmek, üniversitelerin sosyal sorumluluk görevi olarak görülen toplumun ve öncelikle öğrencilerin bilinç seviyesini artırmak, günümüzde sosyal medyanın yeni iletişim yöntemleri ile kolay ve erişilebilir hale gelmiştir. Üniversitelerin ve akademinin  yenilikleri kucaklayan, araştırma geleneğini sürdüren ve sürekli ilerici yapısını destekleyen nitelikteki sosyal medya mecraları, dünyada olduğu gibi ülkemizde de üniversite tanıtımlarının vazgeçilmez bir parçası haline gelecektir.

 


7 Kasım 2013 Perşembe

Sosyal Medya ve Event Marketing

Sosyal medya, hayatımızın vazgeçilmesi zor bir parçası oldu. Bunun da etkisiyle, artık pek çok alanda değişimleri gözlemliyoruz. Event marketing (etkinlik pazarlaması/tanıtımı) alanında da sosyal medyanın rolü gün geçtikçe büyüyor. Eskiden yapılan etkinlikleri, ertesi gün gazetelerin ekonomi, magazin sayfalarından okurken, şimdi etkinlik alanında olmasak da yaşananlardan anında haberdar olabiliyoruz. Atılan tweetleri, kullanılan #hashtag’leri (etiketleri) takip ediyor, o akşam evimizde oturuyor olsak bile arkadaşlarımızın Foursquare check-in’lerini dikkatlice inceliyoruz. Elbette ki bu iletişim tek taraflı kalmıyor. Artık etkinliği düzenleyenler için de sosyal medya, oldukça etkili, çok kişiye ulaşmalarını sağlayan en önemli araçlardan biri.

Peki etkinlik düzenleyenler sosyal medyayı doğru kullanıyor mu? Sosyal medya takibi ve sosyal medya kullanımı, sadece organizasyonun yapıldığı sırada değil, etkinlik öncesinden, bittikten sonrasına kadar kullanılması gereken araçlar. Organizasyonun hazırlık aşamalarını ele alırsak, davetli listemizi oluşturmak ilk sıralarda yer alıyor. Daha çok kişiye ulaşabilmek için sosyal medya araçları burada devreye giriyor. Organizasyonu düzenlerken katılımı, sosyal medya üzerinden takip edebiliyoruz. Eskiden olduğu gibi davetiyeleri postalayıp, alıcının eline ulaşması beklenmeden, Facebook etkinlik sayfaları ve e-posta yoluyla hem daha hızlı geri dönüşler oluyor, hem de daha fazla kişiye ulaşılıyor. Etkinliği hatırlatıcı e-posta ve SMS’ler de hızlı iletişim sağlamanın bir diğer yolu.

(*) RSVP: Özellikle davetiyelerde bulunan, Fransızca'dan (répondez s'il vous plaît) geçen bir kısaltma; Türkçe'de LCV (Lütfen Cevap Veriniz) şeklinde kullanımı da mevcuttur.

Sosyal medya araçları bir etkinliği duyurmada da etkili oluyor. Çeşitli sosyal medya araçlarında ve arama motorlarında üst sıralara çıkarak daha çok kişinin haberdar olunması sağlanıyor. Çok kişinin katılımı bekleniyorsa, en etkili yöntemlerden biri Facebook etkinlik sayfası açmak. Yapılan bir araştırmaya göre, organizatörlerin %84’ü tanıtım için Facebook’u kullanıyor. Bunu %61 oranında Twitter, %42 oranında da Youtube takip ediyor. Organizasyon için gerekli mekan, fotoğrafçı, catering ve sponsor araştırmaları için de interneti kullanmak doğru bir tercih olacaktır; çünkü yapılan yorumlar fikrinizi şekillendirecektir. Unutmamak gerekir ki, internet kullanıcılarının %61’i bir ürünü/hizmeti almadan önce online yorumları inceliyor.

1 Amiando - social media report 2012

Hazırlık aşamaları tamamlandıktan sonra, en etkili sosyal medya etkileşimi ise etkinliğin gerçekleştiği sırada oluyor. Katılımcıların sosyal medyayı kullanarak fotoğraf, video paylaşmaları, tweet atmaları, etkinlik mekanına check-in olmaları sizin katılımcının çevresine de ulaşmanızı sağlıyor. 

Peki etkinlik sırasında sosyal medya aracılığıyla daha çok kişiye ulaşmak nasıl sağlanır? Katılımcıları etkinliğe dahil etmek, ilgi çekici bir #hashtag ile onların etkinlik sırasında konuşmalarını, tweet atmalarını sağlamak online etkileşimi arttıracaktır. #Hashtag kullanımı hem organizatör, hem de sosyal medya kullanıcısı için etkinlik ile ilgili tweet takibini kolaylaştırıyor. Aynı zamanda #hashtag kullanılan tweetler, kullanılmayanlara göre daha çok etkileşim sağlıyor.

Sosyal medyanın doğru kullanıldığı bir etkinlik, sizin uzun vadede tanıtımınıza katkı sağlayacaktır. Etkili bir sosyal medya paylaşımı, etkinliğin sonraki günlerde de konuşulmasını sağlar. Yine bir istatistikle konuyu bağlarsak; sosyal medya kullanıcılarının %71’i tavsiye edilen ürünleri deniyor. Etkinlik sırasında doğru kullanılan sosyal medya ve doğru yapılan tanıtımlar, gelecekte yapacağınız organizasyonlar için de olumlu bir referans niteliğindedir.

2 Temmuz 2013 Salı

Occupy Wall Street ve Sosyal Medya

Occupy Wall Street (OWS) 17 Haziran 2011’de New York’un finans bölgesi olarak da bilinen Wall Street’teki Zuccotti Park’ta başlayan bir eylemdir. Eylem, Kanadalı tüketim karşıtı, aktivist grup (ve aynı zamanda bir dergi olan) Adbusters tarafından başlatıldı. Çok büyük firmaların halkla ilişkiler kampanyalarını yürüten Manhattanlı PR firması Workhouse’un desteğini de arkasına almasıyla eylem hızla tüm dünyaya yayıldı. Eylemin temel amacı, Amerikan hükümetinin politikalarına karışan finans firmalarını protesto etmek, halk içindeki sosyal ve ekonomik eşitsizliğe, açgözlülüğe ve çürümeye dikkat çekmekti. Eylemin sloganı olan ‘we are the 99%’ (biz %99’uz) şunu simgeliyordu; Amerika’daki eşitsiz gelir dağılımı sebebiyle nüfusun %1’i en zengin kısmı oluştururken, kalan %99 halkı temsil ediyordu. Eylemciler 15 Kasım 2011 tarihinde polis zoruyla parkı terk etmek durumunda bırakılmıştır.


Eylemcilerin çoğunluğunun yaş aralığı 20 ila 40 arasında değişirken, ortalama yaş 33 olarak hesaplanmıştır. Eylemcilerin büyük çoğunluğu eğitim seviyesi yüksek üniversite mezunlarından oluşuyordu. Occupy Wall Street sırasında iletişim için sosyal medya ağları yaygın şekilde kullanıldı. Eylemin Amerika’daki hızlı yayılımının yanı sıra, dünyanın da kısa sürede haberdar olması ve eylemin dünyanın çeşitli bölgelerinde de ‘Occupy ...’ şeklinde ilerlemesi sosyal medya sayesinde olmuştur.

Eylemlerin sürdüğü sırada, 24 Ekim 2011 tarihli bir veri, Occupy Wall Street sırasında Facebook’un etkin kullanımı konusunda bizleri bilgilendiriyor. OWS eyleminin resmi Facebook sayfasının yanı sıra, açılan 400 ayrı Facebook sayfası eylemin Amerika’da yayılmasında etken rol oynamıştır. Her eyalette eylemi anlatan en az 1 sayfa açılmıştır. Occupy sayfa ve grupları 170.000 Facebook kullanıcısının gönüllü olarak eylem için aktif rol oynamasını sağlamıştır. Sayfaların toplamı 1.4 milyonun üzerinde ‘beğen’i almıştır. Facebook’ta açılan grup ve sayfaların büyük çoğunluğu eylemin ilk yarısını oluşturan 17 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında açılmıştır. 11 Ekim 2011 tarihinde Occupy sayfalarında oluşan etkileşim en üst seviyesine ulaşarak 73.812 gönderi ve yorum tek bir gün içinde gerçekleşmiştir. Tüm eylem boyunca Occupy Wall Street sayfalarındaki yoğun kullanımın eyalet başkentlerinden ve üniversitelerden kaynaklandığı gözlemlenmiştir (Kaynak: http://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=1943168).

Twitter’da yaşananlar da en az Facebook kadar hızlı ve etkili oldu. Eylemi başlatan grup Adbusters #OccupyWallStreet hashtag’ini ilk olarak 13 Temmuz’da üyelerine gönderdikleri bir epostada kullandılar. Takip eden 10 gün içinde bu hashtag Twitter’da kullanılmaya başlandı. Olayların başladığı 17 Eylül’deyse Occupy Wall Street Twitter kullanımı en üst seviyesine ulaştı. Aşağıdaki grafikte OWS olaylarının Twitter trafiğini görebilirsiniz. Tutuklamaların yaşandığı, Times Square’de protestoların yapıldığı, Zuccotti Parkı’nın boşaltıldığı anlar hep en çok trafik alan günler olarak dikkat çekmekte. Bir örneği ise 1-6 Ekim 2011 tarihleri arasından verebiliriz. Mashable’ın haberine göre, 1-6 Ekim tarihlerinde Twitter OWS olaylarında en hareketli haftasını yaşadı. Farklı Twitter hesaplarından  13.133 mesaj gönderilerek Brooklyn Köprüsü’nde yapılan protestolar sonrası yaşanan tutuklamaların bilgisi eylemciler tarafından halka bildirildi. 2012 yılında OWS ile ilgili süren davalarda Twitter uygulamasının, eylemcilerin bilgilerini ve mesajlarını mahkemeye sunması istendi (Kaynak: http://mashable.com/2011/10/19/twitter-buzz-ows/).


WikiLeaks belgelerine göreyse, Occupy Wall Street olayları Amerikan Ülke Güvenliği Birimi (Department of Homeland Security - DHS)  tarafından dosyalanmış ve tüm sosyal medya aktivitesi izlenmiştir. DHS raporlarına göre ‘eylem sırasındaki sosyal medya ve IT kullanımı’nın interaktif bir haritası hazırlanmış, eylemlerin yayılış noktaları ve ülkedeki toplanma yerleri belirlenmiştir. Sosyal medyada olayların yayılma hızı ve organik bir şekilde kendliğinden oluşan online gruplar, Occupy Wall Street eyleminin yayılmasını  ve hızla ilerlemesini sağlayan etken olarak raporlara geçmiştir (Kaynak: http://www.rollingstone.com/politics/blogs/national-affairs/exclusive-homeland-security-kept-tabs-on-occupy-wall-street-20120228#ixzz2Xm9KtMic).
Haberi Derleyen: digiMucit - dijital reklam ajansı

27 Nisan 2013 Cumartesi

Vine Videolarınız Kitap Olursa...

Twitter üzerinden video paylaşmamıza imkan veren Vine hayatımıza girdi gireli 6 saniyelik videolarla dünyaları anlatır olduk. Geçtiğimiz ay yapılan Moda Haftası’na da runway’den paylaşılan videolarla Vine’ın damga vurduğu hala aklımızda. Tabi bu hızlı yükseliş yeni girişimlere de imkan sağladı. Amerika Teksas’tan çıkan yeni bir girişimdeyse 6 saniyelik Vine videolarınız, ‘VineFlip’ sayesinde birer film kitabına dönüşüyor.


VineFlip’i kullanmak oldukça basit. VineFlip’e üye oluyorsunuz, Vine videonuzun URL’sini VineFlip’e yüklüyorsunuz. Vine video URL’nizi Vine uygulamasında share (paylaş) kısmına girerek, embed seçeneğini seçiyorsunuz. Aldığınız bu URL’i VineFlip’e yüklediğinizde VineFlip videonuzu algılayıp size gösteriyor ve son aşama olarak 3 kapak tasarımından birini seçip siparişinizi veriyorsunuz. Şu an için 2 kitabın fiyatı 10$, 5’li paket fiyatı 24$, 10’lu paket 45$ ve 20’li paket 85$. Tüm videoları yaptırmak için fiyatlar şu an için biraz yüksek olsa da, özel günler için eğlenceli bir hediye alternatifi olduğunu düşünüyoruz.

Detaylı bilgi için: http://vineflip.com/

Kaynak: http://thenextweb.com/shareables/2013/02/22/convert-your-vines-into-an-analog-flip-book-with-vine-flip/

13 Nisan 2013 Cumartesi

Internette 1 Dakikada Neler Oluyor?

Amerikalı teknoloji devi Intel, internette 1 dakika içinde neler yaşandığına dair oldukça keyifli bir infografik hazırladı. Bu infografik, her geçen gün bir yenisi eklenen sosyal ağlar ve girişimler sayesinde git gide büyüyen ve ölçümlenemez bir hal alan internette olan biteni gözler önüne seriyor. Yapılan bu araştırmaya göre 1 dakikada internette olanlar şunlar:


YouTube’ta 1,3 milyon video izleniyor.
Google’da 2 milyonun üzerinde arama yapılıyor.
Facebook’ta 277.000 kişi hesabına giriş yapıyor ve 6 milyon sayfa görüntüleniyor.
Twitter’da 320′nin üzerinde yeni hesap açılıyor ve 100.000 yeni tweet atılıyor.
Flickr’da 20 milyon fotoğrafa bakılıyor ve 3000 fotoğraf yüklemesi yapılıyor.
Linkedin’de 100’ün üzerinde yeni hesap oluşturuluyor.
Türkiye’de kullanımı olmayan internet radyosu Pandora’da 61.141 saate eş değer müzik dinleniyor.
Amazon’da 83.000$ değerinde satış gerçekleşiyor.
Akıllı telefonların dükkanlarından 47000 uygulama indiriliyor.

Bu rakamlar dile geldiğinde oldukça ürkütücü bir tablo çıkıyor. Şu an çeşitli ağlara bağlanan cihazlar (cep telefonu, tablet, PC, laptop vb.) dünya nüfusuna eşit; bu sayının 2015’te dünya nüfusunun 2 katına çıkacağı düşünülüyor. Dünya üzerinde birbirimizden binlerce kilometre uzakta olsak da tüm dünya yaklaşık 640.000GB’lık veri transferi yapıyoruz, hem de tam 1 dakikada! İnternetin büyüme hızı düşünülünce 1 sene içinde neler olacağını yaşayıp göreceğiz...

4 Nisan 2013 Perşembe

Instagram Android’de 1 Yaşını Kutladı

Çarşamba günü Android’de 1. yılını kutlayan Instagram doğumgününü yayınladığı blog yazısıyla kutladı. Blog yazısında verilen bilgiye göre 3 Nisan 2012’de Android işletim sistemi için yayınlanan Instagram uygulamasından sonra, aynı gün 1 milyonun üzerine kullanıcı Android için Instagram uygulamasını indirmiş . Yazılımcıların belirttiğine göre Android sayesinde uygulama bir adım öne çıkmış ve böylece Instagram tüm dünyada, global olarak daha çok bilinirliğe kavuşmuş.


iOS cihazlarında kullanılan Instagram daha uzun bir süredir, 2010 yılından beri piyasada olmasına rağmen Instagram’daki Android kullanıcılarıyla iOS kullanıcılarının oranı yarı yarıya. Bebga’da yayınlanan Instagram infografiği de ilginç bilgiler veriyor. Şu an 100 milyon aktif kullanıcısı bulunan Instagram’da her gün 40 milyon fotoğraf paylaşılıyor. Her saniye 8500 beğeni ve yine her saniye 1000’in üzerinde yorum yapılıyor. Kadınların Instagram kullanım oranı daha fazla; %55 oranında kadınları kullanırken, erkekler %45’i oluşturuyor. Instagram da pek çok sosyal paylaşım sitesinde olduğu gibi gençlerin elinde. %34 oranında 18-24 yaş grubu, %33 oranında 25-44 yaş grubu kullanıyor. Bu iki grubu okul çağındaki gençler takip ediyor. 12-17 yaş grubu Instagram pastasının %20’lik oranını oluşturuyor. %8’lik kısım 35-44 yaş grubuyken, en küçük kesim %5’lik oranda 45-54 yaş grubu.



Kaynak:
http://blog.instagram.com/post/47035276788/instagram-for-android-one-year-later-one-year 
http://www.bebga.com/instagram-filtreleri-dusundugunuzden-daha-aciklayici-infografik/